banskooooo ! ! !


 
 
 




 bansko ne sımdı dıceksınız? hemen acıklayayım sofyadan bıraz daha uzakta bulgarıstanda kayak merkezı ya da oyle bısı... benım orda ne ısım vardı....? bu soruyu bende cok sordum aslında kendıme ama sorunun dogru yanıtı okul goturdu ve gıtmesı mecburi idi bu yuzden oradaydım seklınde ne yazık ki... kaldıgımız yer okulumuza ait bir hoteldi. cokta mukemmel sayılmazdı aslında ama gene de ıdare ederdi işte.. ben sınıf arkadaslarım olan eirini ve xristina ile aynı odada kaldım :) aslında cokta zevklıydı iyi ki onlarla kalmısım... :) normalde bansko cok sıkıcı sayabılecegınız bır yer yemyesıl ve karla kaplı olmasına ragmen yapılacak cok fazla sey yok hotel cevresınde ski saten bilmedigimizden hoca ne zaman gotururse o zaman gıdıyoruz mecburen... tabıı benım yemedıgı ıcın ben gıtmedım...ama banskoya ındıgımız de gıttımız buz patenınde yedı ve gıydım patenlerı gırdım pıste dehset bısıdı... zevklıydı ama korkuyordum da 2 yada 3 kere sanırım belimi çıtlattım ama gayet iim halaa :)) neyse donelım hotele garsonlarından hıc memnun kalmadık bısı ıstıyoruz bekle bıraz sonra söle gıbı seyler dıyorlar tabıı bızde delırıp bagırıyoruz bozuk bulgarcamızla ama anlıyolar ıste bızı o kadarla bıle... yenı arkadaslar edındım aslında bansko da... ama nasıl yenıler emın deılım... orda kıtlenıyorum ii mi desem kötü mü desem emın deılım herkesı bır kefeyede koymamak gerekıyor aslında ama adamına gore muameleyı daha dogrusu senın yanında baska dıgerlerıyle olunca baska davranan ınsanlar oldugunu cevrede bır kez daha gormus oldum :) gercı demıslerdı bızım okulda arkadasın en fazla 1-2 onun harıcınde medicine de ımkansız dostluklar demıslerdi.. ve ben sanırım dostlarımdan bırını buldum :)) kım kım kımmmm die haykırıslarınızı duyar gıbıyım.. :) bılıyorsunuz gercı cogu zaman hep bıraradayız didem tabıı ki de bravo size :)) bıde yurdu ayarlasak hep bırlıkte olacagız saten ehehehe :)) garip bir bansko macerasıydı aslında bol bolda tecrube sahıbı olmus oldum... ınsanlar hakkında daha cok bılgı sahıbı oldum... ve birseyı fark ettım... eskiden insanları insan oldukları icin ilginc bulur deger verir onları kesfetmek icin onlara ve kendıme sans tanırdım.. artık ne onlara ne de kendıme sans tanımıyorum deger veriyorum nefes aldıkları ıcın ama onları kesfetmek gelmıyor artık ıcımden.. ama bu herkes ıcın deıl aslında sadece banskodaki bır grup ınsan ıcın gecerli... tabıı tanıdıgını sandıgın ınsanlarında degısımlerını ıı yada kötu olarak ızlemekte ayrı bır olaydı... herseye ragmen yine de bansko güzel sayılırdı... daha dogrusu keske ben daha onceden yunanlıların arasına gırmeyı akıl etseydım de rahat etseydım eglenerek cok cok cokkkkk güzeldi yahuu die yazabılseydım bloguma :) olsun ama yıne de guzeldı dıyebılmekte marifet bence :) son gece güzeldi poker oynamaları sonraaa bızım odada muhabbetlerımız cok cok zevklı ve güzeldı :) 4 ocak pazartesi saat 2de heyecanlı heyecanlı butun bulgarca hazırlık gruplarla bırlıkte cıktıgımız bansko tatılı bugun saat 1de yorgun ve artık kendını kendı yataklarına atma isteklerı ıcınde sofyaya varısımızla son buldu :)))

bana yardım edin dogruyu bulalım...





bugun basıma ne geldı bilin bakalım.. otobusu de gordunuz hemen yolda bisi oldu yorumlarını duyar gibiyim.. aynen... kardesimi beykent teki - resim gayrettepe yazıyor cunku ben beykentını bulamadım :D idare edin - okulundan almaya gidiyordum saat 17.20 suları falandı..yer bosaldı oturdum.. tam karsımda da bir yazı duyuru varii ilan "hamile gazi ve yaslılara yer veriniz" die.. durup dusundum.. hamıle gazılere ve hamıle yaslılara mı yer verelim yoksa hamıle,yaslı ve gazilere mi... cunku otobuse hem yaslılar hem gaziler - gerci hıcbırı ben gazıyım demedı daha yada bana denk gelmedi :D - hemde hamıleler biniyor.. eh dusununce hepsi bir arada da olabilir.. gunumuz tıp gelıstı menepoza bile girse bir kadın 60-70te doum yapabiliyo..ee bu durumda hamıle yaslılara yer verebilme durumu oluyo.. gaziler olayı biraz garip ama iste..... 
  ben bunlara kafa yorarken yanımdaki amca durtup dedi "kızım ben sımdı uzak gozlugumu aramayayım o camda ne yazıyo gene mi zam varmıs " dedi bende oldugu gıbı okudum.. " hamıle gazi ve yaslılara yer veriniz".. " eh bunlar turkceyı de bılmıyo" dedi benim icin dedim "amca nasıl yazıyosa öyle okudum orada virgul olsa ona göre okurdum" dedim tabi herkes kız haklı valla aaa yazının ezıklıgıne bak espırısınde.. derkennnn bir bomba :D söför onden " biz yer ver desek sanane dıyolar yazınca da begenmiyorlar daha napalım bu kadar oluyo" dedi kiiii adama hak verdik dogru valla o kadar git gel yaptım otobuslerde ben hıc kalkıp yer veren erkek gormedim bazı ailelerde kurnaz cocuklarını oturtuyo falan yanlarına o yorgun hasta bizeee ne lannnn yanii :D neysee söföre doneyım ben.. ordan amca dedi ki yanımda oturan "güzelim türkçeyı mafhediyorsunuz" söför de konustugumuz kadarıyla bız yazabılıyoruz amca " oldu.. ve dogruydu da.. bu kadarını ancak basarabılıyoruz bi ulke olarak ki daha da ii olabiliriz aslında bu yuzden sanırım ben sofyayı daha cok sevıyorum hersey sıstemlı ve ınsanlar egıtımlı bılınclıler otobusler de olsun tramvaylar da olsun... az obiçam te sofia :)))) 

losing my religion.. :))



nasıl bir sarkıdır bu böyle ya... her dinleyisimde tekrar tekrar ordan oraya savrulmamı saglıyor.. bütün düsüncelerimden uzaklara göç ediyorum resmen.. cıkmazdaysam tekrar zirveye dönüşümü saglıyor.. aglıyorsam daha da atesli aglayıp kımı zamansa hıckırıklara bogularak kendıme gelıp sarsılmamı söylüyor su sözlerle...
"I thought that I heard you laughing
 I thought that I heard you sing
 I think I thought I saw you try
 But that was just a dream 

 That was just a dream " 
sadece rüya... hersey gibi bunlarda rüya :) ben güclü bir insanım diyip kendime gelmemi ve kendimden baska herkesin herseyın butun kotu olayların sadece ve sadece rüya oldugunu söyleyip devam ediyorum hayata.. kendi hayatıma sadece kendi basıma...ve simdi hep beraber söyleyelim sizde eslik edin bana tekrar tekrar tekrar          
                                                      "that was just a dream 
                                                       that was just a dream 
                                                       that was just a dream "  

Objektif İs-ti-yor-um ! ! !



simdi ne objektifi istiyorsun ne yapacaksın onu diceksiniz siz... canon eos 450D fotograf makınasına sahıbım.. aslında benım 70-300 objektifim vardı cokta memnundum kendısınden mutluyduk ama kardesımın 23nisan gosterisinde ne yazık ki caldırdım tripodu kurarken ısın garibi calan kisi makınayı bırakmıs objektifi almıs ne uyanık.... :( ve sımdı kit lensten sıkıldıgım ıcın 50mm sabit objektif istiyorum.. 212 liraya da buldum aslında ama alamıyorum iste :( oysa ki ne kadar da istiyorum almayı.. ama gene para biriktiricem öle alıcam artık napalım.. kafaya koydum bi sekılde o objektifi ALICAM !

...


En sevdigim siirlerden biridir "aglama melegi".. jan ender can a ait olmakta.. belki de diğer siirlerine nazaran en cok okurken kendımı buldugum sıırı bu dıyebılırım... simdi sizi siirle basbasa bırakayım... :)

AĞLAMA MELEĞİ
kaya sansarlarını saklayan ormanlar
ağlıyordu
dolmuşlar,unutulmuşlar ve çarşamba günleri
ağlıyordu
baktığım her şeyi öldürüp öldürüp
bırakmıyordu ağlamak

kalbim!
bana günahlarımı hatırlat!
ben onun gözyaşı olabilmek için
sana ne yaptım

içimde vahiyler ağlıyordu
içimde sevdiğim kadının içi ağlıyordu
ben ağlıyordum

garipti gidişi
tarihin çizdiği bütün haritaları yalanlar gibi
tarihin olmadığı bir yere gitti
kim oraya doğru bakıp bir soru sorsa
gidip de geri dönmemekten kendini geri alamaz

ben onun arkasından giden değildim
suçluydum
bir daha tekrar edilmeyecek olandım
o an gelip geçmişti
o yüzden cehennemin cehennemindeyim

hiçbir tren yolculuğu dindirmeyecek
yüzümdeki yaralı hayvanın sesini
seninle hiçbir yere varamadığımızda fark ettim
dünyayı unutmak için yanlış aşkı seçmişim

duy! Bayan Q.
şimdi intihar etmek çocuk işi
çekip gitmek cesaret
unutmaksa karavana

kalbim pavyona satılmış bir kadın gibi
anneliğine geri dönüşsüz

kalbim jet ceset
kalbim artık beni unut
kalbim artık boğul!

şimdi hayat
Tanrının sessizliği kadar kimsesiz
şehrin kafasına sıkılması gereken
bir mermi kadar imkansız

orada dünyada
dünyanın tüm cumhuriyetleri kan içinde kalsın
kara karanfillere yaltaklanan akşamlarda
aynaya baktım
yüzümdeki aynanın yalnızlığını okuyamadım

burada yalnızlık beni delilikle terbiye etti
gideceğini bilmektense uyumak istiyorum
sen gitmeden uyandığımda da
kendimi ölü bulmak

yağmurda
tüm geçmişimi unuturcasına sana sarıldım
sende kırmızı bir gülün içindeki elini
yüzüme sil
nasılsın?
diye soracak olursan
ağlıyorum
nasıl ağlıyorsun?
diye soracak olursan
bir kadeh rakıya bir damla kan damlar gibi

mutsuzum
mutsuzluğun ansiklopedisi oldum
bu pezevenk şehirde
her günüm A'dan Z'ye kan!

çünkü nahif çocuklar
yağmurda yanarak
büyür şehirlerin tersine

Jan Ender Can